Kayıtlar

Peri Kızı

Unutulan bir zamanda kimseye zararı olmayan, sürekli gülümseyen bir kız vardı. İnsanlar ondan hoşlanmazdı. Onu gördükleri yerde yollarını değiştirirler, başlarını çevirirlerdi. Kız bunu hiç umursamazdı. Yolunu değiştiren, başını çeviren insanlara inatla gülümsemeye devam ederdi. Gülümsemek kızın hayatında nefes almak gibiydi. Her zaman düşünmeden gülümserdi.

Yıllarca gülümsemeye devam etti. Sebebi yoktu. Hiç bunu sorgulamadı, o güne kadar kimse de sormamıştı zaten. O gün çok güzel bir gündü. Yukarıda güneş insanın içini ısıtırken rüzgar teninizden kayıp gidiyordu. Çiçekler dans ederken kuşlar şarkı söylüyordu. Bütün bunların ortasında bir çocuk ağlıyordu. Tek bir soruyla her şeyi altüst edecek bir çocuk...

Kız ise, o gün, o çocukla tanışacağından habersiz gülümsemeye devam ediyordu. Ağlama sesini duyduğunda her şey için çok geçti. Kader ağlarını örmüştü. Bundan da habersizdi kız, dudaklarından eksilmeyen gülümsemesiyle çocuğun yanına gitti. Kaybolduğunu öğrenince bu ürkmüş küçüğü saki…

Can Suyu

Resim
“Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insansoyunun”

Mükemmel mutsuzlar olarak mutluluğa soyunuyoruz.
Kalbimizi boş verip aklımızı dinliyoruz.
Dinlemeyip ağzımızı açıyoruz.
Ağzımızı açıp kırıyoruz.
Kırdıkça azalıyoruz.
Azaldıkça kayboluyoruz.
Yavaş yavaş uyuyoruz.
Biz artık yaşamıyoruz.
...
İçimde solgun çiçekler var. 
Onları sulamayı unutuyorum. 
Geçen de kendimi unuttum. 
O önemli değildi.



Çiçeklerim hala solgun. 
Saksılarım kırık. 
Toprağım verimsiz. 



Yeni çiçekler ekiyorum,
verimsiz topraklarıma. 
Can suyuna ihtiyacım var, 
umudun suyuna. 
...
Çiçeklerime can olur musun?

Yazmasaydım Boğulacaktım

Resim
Söyledim mi hatırlamıyorum. Yine söyleyeceğim. Kendi çapımda bir başarıya imza attım. Hayatımda ilk defa tek başıma kan verdim. Bunun benim için ne kadar zor olduğunu anlatamam. Onca korkuyla ve bayılma tehlikesiyle yüzleştim. Ve başardım! Hiçbir sorun çıkmadan veriverdim. Bu artık biraz büyüdüm demek değil mi?

...

İkinci el ya da ödünç bir kitabı okumanın zevkli yanları var. Başka birinin geçtiği yollardan geçiyorsun. Onun hayaletini takip ediyorsun. Bıraktığı izlere dokunuyorsun. Yaşanmışlığı yaşıyorsun ve senden sonraki için bir hayalet oluyorsun. Sayfalara karışarak...

...

Ulaşım araçları içinde kişisel aracı saymazsak en rahatı metro derim. En zevklisi de o derim. Metroda kitabı ayakta bile okuyabilirsiniz. Bir köşe bulursanız yere oturup okumaktan da çekinmeyin. Hatta en tatlısı odur diyebilirim. İnsanlara aşağıdan bakar, onları ağaçlar olarak hayal ederim. Yüksek yüksek ağaçlar... Artık bir ormandayım. Bir ağaca yaslanmış otururken kitap okuyorum.

...

Son zamanlarda şunu anladım. He…

Ufak Mutluluklarım Var

Resim
Ufak mutluluklarım var, bana kocaman gelen. Gökten zembille inmek misali karşımıza çıktıklarını yeni idrak ettim, bize iyi gelecek insanların. O insanla bir şekilde tanışıyorsun ve o, senin elinden tutup ulaşmak istediğine doğru eşlik ediyor. Kaderin kırmızı ipi mi dersiniz, kader mi tesadüf mü bilemem. Bildiğim bir şey. Bu bir lütuf. Bu kıskanılası. Herkes bu kadar şanslı olamıyor. Çok bunaldığınız bir dönemde karşınıza çıkan bu ‘mübarek’ insana minnettar olunmalı. Denizde boğulurken atılan ip gibi değerli. O ipin sonundaki mutluluk ve rahatlama gibi.

Bu yüzden size el uzatan insanların elini tutmaktan çekinmeyin. Her iyiliğin altında bir bit yeniği, bir çıkar aramaktan vazgeçin. Yorulmadınız mı? Ben yoruldum. İnsanlara güvenmek istiyorum. Karşıma son zamanlarda o kadar çok iyi insan çıktı ve bana yardımcı oldu ki istemeden güvenmeye başladım. Korkarak, kaçınarak olmaz bu iş. Özgür olun, kendinize izin verin. Karşıdakini iyi gözlemleyin. Gördüğünüz güzellikler kadar görmek istemedikl…

Köşebaşı

Resim
Baya olmuş yazı yazmayalı. Bloğum da günlüğüme dönmeden bir yazı bırakayım buraya dedim.

Klasik bunalımlarımdan birini yaşıyorum. Sonunda bunalımlı olduğumu kabul ettim. Kabul ettikten sonra aşması ise çok da zor değil benim için. Kesecek saç da kalmadı. O dereceye gelmeden atlatmak lazım. ^^’

Yakınlarda damdan Şefimin önüne düştüm. Sağ olsun tuttu elimden kaldırdı ayağa. Gece gece üşenmedi sorularıma cevap verdi. Çok tatlı Herteldenşef’e buradan kocaman teşekkür ediyorum. (Bi’ kova kalp bırakıyorum buraya. Rengi size kalmış.)

Tatlılardan devam edersek Roro-san’ın da yaşadığını öğrendim. Mutluyum. Hayatın telaşesinde yitip gitti diye çok korkmuştum. Çok yoğun kendisi. Buradan dualarımı gönderiyorum ve kendisini özletmemesini rica ediyorum. (Siz de #DirenRoro yazıp 8080’e mesaj atarak destek olabilirsiniz.)

Velhasıl kelam bu aralar boşluktan (ne hikmetse okul varken hiç olmadığım kadar boş oluyorum) düşünüyorum. Geçen arkadaşım bizdeydi. Konuşurken bir soru sordum.

“Eğer öldükten so…